UPB

3 Ocak 2008 - Burçak ATAMAN KUŞ - Coğrafi İşaret Hukuku

e-Posta Yazdır PDF

COĞRAFİ İŞARET KULLANIM İŞLEMİ VE HAKKA TECAVÜZ SORUNU

Marka hakkı inhisari yetkiler sağlayan mutlak bir haktır. Endüstriyel tasarım ve patent üzerindeki hak da, sahibinin izni olmaksızın kullanılmasını önleme yetkisi veren mutlak bir haktır.

Marka/patent ya da endüstriyel tasarım lisansı, marka/patent/endüstriyel tasarımın, sahibinin malvarlığı içinde kalıp kullanılması hakkının başkasına verilmesidir.

Lisans sözleşmesi ise, akit taraflara borç yükleyen, lisans alana kullanma hakkı veren bir sözleşmedir.

Ancak, coğrafi işaret tescil ettirene, yani hak sahibine inhisari yetkiler sağlayan mutlak bir hak sağlamaz. Zira, coğrafi işaret anonim nitelikte olup, belli bir kişinin tekeline verilemez. Bu sebeple, coğrafi işaretler hukuki işlemlere konu olamaz. Yani, coğrafi işaret hakkı sahibi ile coğrafi işareti kullanan kişiler arasında herhangi bir lisans sözleşmesi düzenlenemez.

Coğrafi işareti kullanacak kişiler, coğrafi işaret hakkı sahibinden herhangi bir izin almaksızın, 55 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK/555) şartlarını karşılayan ürünler üzerinde kullanabilirler (m. 17/I).

Ancak, coğrafi işaretlerden menşe adlarının, sicilde belirtilen coğrafi bölgede faaliyet gösteren üreticiler tarafından, sicilde belirtilen ürünlerin üzerlerinde veya ambalajlarında, bu ürünlerin sicilde gösterilen kalite, ün ve diğer özellikleri taşıması koşuluyla ticari olarak kullanılabileceği, mahreç işaretlerin kullanımı için ise ürünün üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az birinin sicilde belirtilen yöre, alan veya coğrafi bölge sınırları içinde yapılmış olması ve ürünün sicilde gösterilen kalite, ün ve diğer özellikleri taşıması şartı aranır (m. 17/II).

Coğrafi işareti kullananlar, coğrafi işaret hakkı sahibine herhangi bir bedel ödemezler.

Bununla beraber KHK/555 kapsamında adına coğrafi işaret tescil ettiren kişi, coğrafi işarete konu olan ürünün üretimi, pazarlanması, tescilli menşe adı veya mahreç işaretinin işaretleme veya etiketleme şekillerini ayrıntılı olarak denetlemekle sorumludur (m. 20).

Coğrafi işareti kimlerin kullandığını, coğrafi işaret hak sahibinin bilmesi denetim yönünden gereklidir. Coğrafi işareti kullanan kişilerin en azından, coğrafi işaret hak sahibine sadece bildirimde bulunması yönünde bir hükme KHK/555’de yer verilmemesi önemli bir noksanlıktır.

Bu denetimin istenen nitelikte ve doğru şekilde yapılabilmesi için;

a. “Menşe adı” olarak anılan coğrafi işarete konu olan ürünün;

- Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, alan, bölge veya çok özel durumlarda ülkeden kaynaklanan bir ürün olması,

- Tüm veya esas nitelik veya özellikleri bu yöre, alan veya bölgeye özgü doğra ve beşeri unsurlardan kaynaklanan bir ürün olması,

- Üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerin tümüyle bu yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılan bir ürün olması gerekir (m. 3/II).

b. “Mahreç işareti” olarak anılan coğrafi işarete konu olan ürünün;

- Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, alan veya bölgeden kaynaklanan bir ürün olması,

- Belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle bu yöre, alan veya bölge ile özdeşleşmiş bir ürün olması,

- Üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az birinin belirlenmiş yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılan bir ürün olması gerekir (m. 3/IV).

Hem menşe adı hem de mahreç işaretinin tescili için, KHK/555 m. 8’de belirtilen bilgi ve unsurlar, KHK/55 m. 3, 5, 7 ve 8’deki hükümlere uygun olmak zorundadır. Söz konusu hükümlere uygunluk açısından yeterli olmadığı halde kesinlik kazanan başvuru, her nasılsa coğrafi işaret siciline kayıt edilmiş olabilir (m. 11, 12).

Bu durumda, coğrafi işaret hak sahibinin yapacağı denetim hiçbir zaman yerinde olmayacaktır. Örneğin; yetersiz teknik bilgi içeren coğrafi işaret hakkı önünde, belki de bunları kullanan tüm kişiler bu hakka tecavüz etmiş sayılacaktır (!). Bu sorunun, tescilli coğrafi işaretin hükümsüz sayılmasına yetkili mahkeme tarafından karar verilinceye kadar devam edeceği açıktır (m. 21).

Bu aşamada, KHK/55 m. 24/I hükmünde yazılı, “Tescil edilmiş coğrafi işaretler, bunların kullanım hakkına sahip olmayan üçüncü kişiler tarafından aşağıda yazılı biçimde kullanımları coğrafi işaret hakkına tecavüz sayılır.” yolundaki hatalı düzenlemenin de irdelenmesinde yarar vardır.

Bu hükme göre; tescilli coğrafi işaret hakkına tecavüzün söz konusu olabilmesi için, bunların kullanım hakkına sahip olmayan üçüncü kişiler tarafından KHK/55 m. 21/I’de belirtilen biçimde kullanılmaları zorunludur.

Coğrafi işaretlerden menşe adlarını, sadece sicilde belirtilen coğrafi bölgede faaliyet gösteren üreticilerin kullanım hakkı vardır (m. 17/II). Bunlar dışındaki kimseler kullanım hakkına sahip olmayan üçüncü kişiler olup, bunların KHK/555 m. 21/I’de belirtilen biçimde, tescil edilmiş coğrafi işaretlerin kullanımları coğrafi işaret hakkına tecavüz sayılır.

Bununla beraber, mahreç işaretlerinin kullanımı için, KHK/55 m. 17/II’nin ikinci cümlesinde yazılı şartları taşıyan ürünler üzerinde kullanılması zorunludur. KHK/555 m. 21/I’de öngörülen düzenleme göz önüne alındığında, mahreç işaretlerinin kullanımı için, KHK/55 m. 17/II’nin ikinci cümlesinde yazılı şartları taşımayan ürünler üzerinde tescilli mahreç işaretinin kullanılması coğrafi işaret hakkına tecavüz sayılmayacaktır. Zira KHK/555 m. 24’de tecavüz halleri sınırlı sayı ilkesine göre belirlenmiştir, yani tahdididir. Bundan dolayı tescilli mahreç işareti olan coğrafi işareti KHK/555’e aykırı biçimde kullananlar hakkında, coğrafi işaret hakkı sahibi, mahkemeye başvurarak m. 25 ve 26’da belirtilen taleplerde bulunamaz.Aynı şekilde, tescilli mahreç işaretini KHK/555’e aykırı olarak kullanım m. 24’e göre, coğrafi işaret hakkına tecavüz sayılan fiil olarak kabul edilmediğinden, bu kişilerin söz konusu fiilleri 5194 sayılı Yasa ile değişik KHK/555 m. 24/A (c)’ye göre de suç sayılmayacaktır.Menşe adı olarak anılan tescilli coğrafi işareti kullanım hakkına sahip olanlar içinde, bunların KHK/55 m. 17/II’nin ilk cümlesinde yazılı şartları taşımayan ürünler üzerinde kullanmaları halinde de, m. 24’e göre coğrafi işaret hakkına tecavüz sayılan fiil olarak kabul edilemez. Dolayısıyla, söz konusu fiilleri işleyenler hakkında, 5194 sayılı Yasa ile değişik KHK/555 m. 24/A (c)’ye göre yaptırım uygulanamaz.
 
Bulunduğunuz sayfa: Anasayfa Çalışma Grubu Toplantıları Coğrafi İşaretler Toplantıları 3 Ocak 2008 - Burçak ATAMAN KUŞ - Coğrafi İşaret Hukuku

Anket

Yeni Site Görünümü?
 

İletişim

UPB (Merkez)
Mustafa Karaer Cad. Çiğdem 2 Sk. Begev Binası
Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi / BURSA
Tel: (+90) 224 261 54 62 Faks: (+90) 224 261 57 29