MİMARİ ESERİN ÇOĞALTILMASI VE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI
Bireylerin konut ve toplumların kültür merkezi gibi ihtiyaçlarının karşılanmasında mimari eserlerden yararlanılmaktadır.
Mimarlık alanındaki proje, maket gibi düşünce ürünleri üç boyutlu yapı olarak gözükmektedir. Mimari eser ancak bir yapıya dönüşmesi halinde korumadan yararlanır.
Örneğin bir mülk sahibi ile proje sahibi mimar arasında önce bir hizmet sözleşmesi yapılır. Mimar, projeyi hazırlamadan önce mülk sahibi ile bir sözleşme yaparak ürün üzerindeki haklarını devredebilir. Mülk sahibi bu şekilde projeyi mimardan teslim alarak, projeyi esas almak suretiyle yapıyı inşa edecektir. Bununla birlikte mülk sahibinin projeyi başkalarına devretme, yayma yada çoğaltma hakkı yoktur. Yani, mülk sahibi (A) mevkiindeki yapı için uyguladığı projeyi, ayrıca (B) mevkiinde ikinci bir yapı için de kullanamaz. Ancak, söz konusu mimari eserin (kroki, plan, proje) kopyası çıkarılabilir, yapının resmi yapılabilir ve fotoğrafı çekilebilir. Anlaşılacağı üzere, mimari eserde gerçekte korunan muhteva değil, şekildir. Mimari eserin böylesi bir korumadan yararlanabilmesi için, bağımsız bir fikri çalışmanın varlığı, yani estetik ve fonksiyonel olması gerekir. Fonksiyonel olma, yani kullanım ve gereksinimlere cevap verme önemli bir unsurdur.
Örneğin, bir konut ihtiyacını karşılamak için meydana getirilmiş bir mimari eserin değiştirilmesi, diğer güzel sanat eserlerinin (resim, heykel gibi) değiştirilemez yasağına tabi değildir. Burada mimarın fikri hakları, mülk sahibinin özel hukuk ile imar hukukuna ilişkin hakların telahuku (yarışması) söz konusudur.
Bir mimari eser değişen ihtiyaçlara göre kullanılmak zorundadır. Mülk sahibi buna dayanarak eserin değiştirilmesi yetkisine sahiptir (TMK m. 683) Bu mülkiyet hakkının bir sonucudur. Fakat, mülk sahibinin her durumda mimarın mimari eserde ifade edilen mesleki onur ve saygınlığına gölge düşürmemesi gerekir. Bunun amacı, yapının ilk haliyle olduğu gibi korunması değil, fikri çalışmayı gösteren mimari unsurların varlığını sürdürmektir. Yani, eserin fiziki varlığı değil, mimarın eser üzerindeki onur ve saygınlığının zedelenmemesi kötü şöhrete neden olunması ve doğrudan ona ait olabilecek değişik izlenim yaratılmaması gerekir.
Mimari eserlerde zaman içinde kullanım amacı ve ihtiyaçların değişmesiyle değişiklik yapılması gündeme gelebilir. Bu durumda, mülk sahibi ile mimarın haklarının belli bir denge içinde korunmasına özen gösterilmelidir. Konunun fikri hukuk alanında uzman olan hukuk ve teknik alanındaki uzmanlarına danışılarak değerlendirilmesinde yarar görmekteyiz. Konunun en sağlıklı biçimde çözüme kavuşturulması için, mülk sahibi ile mimar arasında bir Mimari Eser Değişiklik Sözleşmesi yapılmasını önermekteyiz.
Kural, mülk sahibinin mimari eserde değişiklik serbestisi sınırını, mimarın mesleki onur ve saygınlığının çizmesidir.
Saygılar,
Dr. Mevci ERGÜN


Yargıtay Kararlarına ulaşmak için lütfen buraya
