RENKLER MARKA OLARAK TESCİL EDİLEBİLİRMİ?
Renklerin marka olabileceği 556 sayılı KHK’de açıkça belirtilmemiştir. Madde metninde geçen “çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimce ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaret” ifadesinden yola çıkıp, Yargıtay’ın da görüşünü göz önünde bulunduracak olursa Türkiye’de ana renklerin ve renk kombinasyonlarının marka olarak tescil edilebilmesi pek mümkün gözükmediği ortaya çıkacaktır. Yargıtay kararlarında “…temel renklerin gökkuşağındaki renklerden oluştuğunu ve bu renklerin tescil edilemeyeceği…” şeklindeki görüşleri mevcuttur. Ana renklerin sınırlı sayıda oluşu nedeniyle bu renkleri kimsenin tekeline bırakılamayacağı sonucuna varılabilir. Acaba renklerin karışımından ortaya çıkan yani soyut renklerin ve renk kombinasyonlarının tescil edilip edilemeyeceği konusunda nasıl bir durum ortaya çıkar önce bunu irdelememiz gerekecektir.
SOYUT RENKLER MARKA OLABİLİRMİ?
Marka sahibi ürününde kullandığı rengi, diğer markalardan ayırt etmek için kullanıyorsa, Yani seçilen soyut renk, marka konusunun temelini oluşturan ayırt edicilik özelliğini taşıyorsa ve renk alışagelmiş şekilde kullanılmıyorsa (örneğin süt için beyaz kullanılmıyorsa) renklerin alışılagelmiş biçimleri dışında kullanılması ve seçilen rengin ana renklerden farklı olması halinde tescil edilebileceği kanaatine varılması gerekmektedir. Nitekim Alman Federal Mahkemesinin marka hukuku ile ilgili 1.Hukuk Dairesinin vermiş olduğu 2004/112 sayılı 07.10.2004 tarihli kararında aynen şunları ifade etmektedir “Marka olarak tescili istenilen soyut bir renk, mal veya hizmet edimlerinin menşei olan işletmeyi işaret ediyorsa, bu soyut renk markasından doğan hak, rengin başkası tarafından kullanılması ile ihlal edilmiş olacaktır. Bir ürünün paketi üzerinde kullanılan renk, ilgili marka çevrelerinin mevcut anlayışına göre, kural olarak, menşei olan işletmeyi işaret etmez fakat…” şeklinde devam etmektedir. Alman Federal Mahkemesinin vermiş olduğu bu kararda Milka çikolatasının çikolata rengi olan kahve renk yerine toplum bilincinde kuvvetli bir ayırt edicilik niteliği kazanan Milka markası ile özdeşleşmiş olan lila renginin genel ayırt edici unsur olduğuna karar vermiştir.
SOYUT RENK MARKA OLARAK TESCİL EDİLEBİLCEK İŞARETLERDENMİDİR?
556 Sayılı MarkKHK’nin 5.maddesinin 1.fıkrasında bir işaretin marka olarak tescil edilebilmesi için gerekli şartları belirtmek suretiyle hangi işaretlerin marka olabileceğini hükme bağlamıştır. Bu maddede marka olabilecek işaretleri sınırlı şekilde sayılmamakla birlikte (Tekinalp. Ünal: Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2002. s. 340) sayılan işaretler arasında renk ve renk kombinasyonlarına da yer verilmemiştir.
Ancak, Marka Yönergesi Protokolünde yer alan Avrupa Topluluğu Konseyi ve Komisyonunun müşterek açıklamalarına göre; renk ve renk kombinasyonları bir mal veya hizmeti diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli olması halinde, marka olarak tescil edilebileceği görüşü hakimdir. Aynı düşünceye sahip olan Avrupa Topluluğu Adalet Divanı’da bu görüşü göz önünde bulundurarak, soyut rengin marka olabileceği yönünde kararlar vermiştir.Belirtilenler dışında TRIP’s 15. Maddesinde de sadece renk kombinasyonlarının marka olarak tescil edilebileceği hükme bağlanmıştır. Fransa, Benelüks Devletleri (Belçika, Hollanda, Lüksemburg) ve İtalya gibi bir takım ülkelerin hukuk sistemlerinde soyut rengin marka olarak tescil edilebileceği hükme bağlanmıştır. Ayrıca İngiltere, İsviçre gibi ülkelerde soyut rengin kanunlarında aynen bizde olduğu gibi açık bir hükmün olmamasına rağmen somut ayırt edicilik gücünün bulunduğu hallerde soyut renklerin marka olarak tescil edilebileceği düşüncesi hakimdir.
PEKİ SOYUT RENKLERİN MARKA OLARAK TESCİL EDİLEBİLMESİ İÇİN HANGİ ŞARTLAR MEVCUT OLMALIDIR?
556 Sayılı MarkKHK’de marka olarak tescil edilebilecekler arasında soyut rengin bulunmamasını göz önünde bulunduracak olursak, bir işaretin marka olarak tescilinde gerekli olan şartların soyut rengin tescilinde de aranması gerekeceği sonucu ortaya çıkacaktır. Bu nedenle soyut rengin marka olarak tescil edilip edilemeyeceği bu kavramlar açısından değerlendirilmelidir.
- Ayırt Edici Nitelik
TRIPS m 15/1’e göre bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan tüm işaret ve işaret kombinasyonlarının marka olabileceği şeklinde tanımlamaya gitmiştir. Bu durumda soyut renk markası, belli bir dış hat çizgisi olmayan renk görünümünün bir işaret olarak marka hukuku bakımından korunan halidir diyebiliriz. (Şenocak, Kemal: Soyut Renk Markaları, Prof. Dr. Turgut Kalpsüz’e Armağan, Ankara 2003, s. 76 ) 556 Sayılı MarkKHK m. 5/1’e göre “Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işarettir” şeklinde tanımlanmıştır.MarkKHK’nın bu maddesinden de anlaşılacağı üzere markanın en önemli fonksiyonu markanın ayırt edici bir işaret olduğudur. Ayırt edicilik fonksiyonu, işaretlerin genel ve temel bir özelliğidir. Marka ayırt edicilik fonksiyonun gereği olarak, mal ve hizmetleri ferdileştirmekte ve bunları tüketiciler için piyasada teşhis edilebilir hale getirmektedir. Tüketiciler ayırt edici nitelik sayesinde diğer mal ve teşebbüsleri gerçeğinden ayırmakta ve teşhis etmektedirler. Bu sayede farklı mal ve teşebbüslerin şeffaflığı da bu yolla sağlanmaktadır. Bu ayırt edicilik nedeniyle üreticiler ürünlerinin ve hizmetlerinin kalitesini iyileştirerek tüketicileri kendilerine bağlama yoluna gidebileceklerdir.
Soyut rengin marka olup olamayacağının, yani soyut rengin ayırt edicilik niteliğine sahip olup olmadığının tespitinde, markanın belirtilen bu fonksiyonlarının göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Renkler, alıcılar tarafından kolayca algılanan işaretler yani uyarıcılar olduğundan soyut renkler ferdileşmekte ve bundan dolayı onları teşhis edilebilir hale getirmektedir. Ayrıca belirtmek gerekir ki renkler mal ve hizmeti alıcıya kolayca ulaştırabilmekte alıcı ve satıcı arasında hızlı bir iletişim kurmaktadır. (Şenocak, Kemal: Soyut Renk Markaları, Prof. Dr. Turgut Kalpsüz’e Armağan, Ankara 2003, s. 90. ) Burada şu noktaya da değinmeliyiz ki; Yargıtay’ın kararlarında soyut rengin ayırt edicilik niteliğine sahip olmadığı görüşü hakim olmasına rağmen ana renkler haricinde renk kombinasyonlarının sayısının 223.500 olduğu dikkate alınacak olursa halen Yüksek Mahkemenin bu şekilde kararlar vermesi renklerin markalaşması konusunda ülkemiz bakımından bir eksiklik teşkil ediyor diyebiliriz. (Renk ve renk kombinasyonlarının marka olamayacağı konusunda Yargıtay kararlarına örnek verecek olursak: 11.HD. 07.07.1997 tarih ve 1997/3559E – 1997/5453K , 11.HD 25.06.1998 tarih 1997/8873E – 1998/4815K)
Hizmet ve maldan bağımsız nitelik ve bütünlük arz etme
Marka, malın özünden, tabiatından farklı olmalı, yani mala tamamen yabancı olmalıdır. Malın özüne ait olan, malın kavramsal unsurları arasında yer alan veya malın fonksiyonel açıdan gerekli bir unsuru olan işaretler marka olma kabiliyetine sahip değildir. Örneğin kalp şeklinde bir kupanın veya vazonun kırmızı olması veya yaprak şeklinde bir tabağın yeşil renkte olması malın bizatihi kendisiyle özdeşleşmiş olacağından marka olma kabiliyetine sahip olamayacaktır. Markanın maldan bağımsız olma şartı, malın teşhir edilebilir hale getirme fonksiyonunun zorunlu bir sonucudur. Ancak markanın bağımsızlığından söz ederken markanın malın bir parçası olmadığı iddia edilmemektedir aksine söz konusu olan markanın maldan cisimsel olarak bağımsız olması değil, markanın malları ayırt etme fonksiyonunun gereği olarak fonksiyonel açıdan maldan farklı olmasıdır. Dolayısıyla bu özelliklere sahip bir işaretin, malın teknik açıdan birleştirilmiş bir unsuru bulunması marka olarak tescil edilmesine engel olmayacaktır. ( Şenocak, Kemal: Soyut Renk Markaları, Prof. Dr. Turgut Kalpsüz’e Armağan, Ankara 2003, s. 75 )
- Çizimle Görüntülenebilme ve ifade edilme
- Mutlak red nedenlerinin bulunmaması
- 5 inci madde kapsamına girmeyen işaretler, (5.madde aynen şu şekildedir; MARKANIN İÇERECEĞİ İŞARETLER 1-Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir. 2-Marka, mal veya ambalajı ile birlikte tescil ettirilebilir. Bu durumda mal veya ambalajın tescili marka sahibine mal veya ambalaj için inhisari bir hak sağlamaz. İnhisari hak sağlamayan bu tür unsurlar tescil belgesi üzerinde açıkça belirtilir.
- Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar, (Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise (a), (c) ve (d) bentlerine göre tescili reddedilemez.)
- Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markalar.
- Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret ve adları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markalar,
- Malın özgün doğal yapısından ortaya çıkan şeklini veya bir teknik sonucu elde etmek için zorunlu olan, kendine malın şeklini veya mala asli değerini veren şekli içeren işaretler,
- Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalar,
- Yetkili mercilerden kullanmak için izin alınmamış ve dolayısıyla Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek markalar
- Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi, külterel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği diğer armalar, amblemler veya nişanları içeren markalar,
- Sahibi tarafından izin verilmeyen Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesine göre tanınmış markalar,
- Dini değerleri ve sembolleri içeren markalar,
- Kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı markalar.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 1997/8873
K. 1998/4815
T. 25.6.1998
• MARKA TESCİLİ ( Sadece Renk İle İlgili Koruma ve Tekel Hakkı Verilemeyeceği )
• RENK İLE İLGİLİ MARKA TESCİLİ ( Sadece Renk İle İlgili Koruma ve Tekel Hakkı Verilemeyeceği )
• AYIRICI UNSUR ( Marka Tescili - Sadece Renk İle İlgili Koruma ve Tekel Hakkı Verilemeyeceği )
KHK-556/m.8
ÖZET : Tescil edilmezlik iddiası ile silinmesi istenilen başvuru sahibinin markasındaki renk unsurunun diğer unsurlar ile birlikte ( lafzi marka ile ) Tescili bulunduğu, her iki tarafın renk ile ilgili tescillerinin yasaya uygun bulunduğu, bu şekildeki tescillerde sadece renk ile ilgili koruma ve tekel hakkı verilemeyeceği, böylece marka hakkı sahibinin, aynı rengi diğer ( ayırıcı ) Unsurları ile birlikte tescil ettirilen kimseye karşı açacağı terkin davasının dinlenemeyeceği, tescil işleminde 556 sayılı khk. Hükümlerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yasaya uygundur.
DAVA : Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesince verilen 1.5.1997 tarih ve 586-275 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 3.3.1998 gününde davacı avukatı Teoman Seyithanoğlu ile davalılar avukatı Sevim Arıkan ve Cengiz Öz gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili müvekkili adına tescilli 16 adet markanın "Aygaz-Gümüş Rengi Alüminyum Boya" ibareleri ve gümüş ( gri ) rengi unsurlarından oluştuğunu, ve özellikle, müvekkilince dolum yapılıp piyasaya sürülen LPG. tüplerinin gümüş ( gri ) renk ile meşhur hale geldiğini, "Aygaz A.Ş." ile özdeşleştiğini ve tüketicilerin tercih ettiği LPG. tüpü olduğunu, davalı kuruma tescil için başvurusu yapılan "PETGAZ-Alüminyum Beyazı" ibarelerinden oluşan 4 ayrı markanın müvekkilinin markasındaki aynı renk unsurunu ihtiva ettiğinden iltibas ve dolayısıyle haksız rekabete yol açacağını, müvekkilinin markasının ve markadaki renk unsurunun yasanın ve kesinleşen yargı kararlarının koruması altında olduğunu, 556 sayılı KHK.nın 8/2 maddesine göre PETGAZ. A.Ş.nin markasının tescilinin mümkün olmadığını, ancak buna ilişkin itirazın davalı kurumca reddedildiğini ileri sürerek; davalının, itirazın reddi işleminin iptali ile dava dışı Petgaz A.Ş.nin marka tescil başvurusundaki ( 4 ayrı marka için ) "Alüminyum Beyazı" ibarelerinin çıkarılmasına, tüp resimleri üzerinden bu rengin silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının markalarındaki rengin "Aygaz" ibaresi ile birlikte tescilli olduğunu, rengin tek başına tescil edilemeyeceğini, markadaki esaslı unsurun "Aygaz" ibaresi, tescil başvurusu yapılan markada ise "Petgaz," ibaresi olduğunu, birlikte tescil edilen rengin ise yardımcı unsur olduğunu, iltibasın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal teşkil eden 10.3.1997 tarihli kararına göre tescil edilmezlik iddiası ile silinmesi istenilen başvuru sahibinin markasındaki renk unsurunun diğer unsurlar ile birlikte ( lafzi marka ile ) tescili bulunduğu, her iki tarafın renk ile ilgili tescillerinin yasaya uygun bulunduğu, bu şekildeki tescillerde sadece renk ile ilgili koruma ve tekel hakkı verilemeyeceği, böylece marka hakkı sahibinin, aynı rengi diğer ( ayırıcı ) unsurları ile birlikte tescil ettirilen kimseye karşı açacağı terkin davasının dinlenemeyeceği, feri müdahilin ( Petgaz A.Ş.nin ) "lafzi" markasının yanında rengi tescil ettirmesi sebebiyle iltibasın söz konusu olmayacağı, aynı rengin başka firmalarca da tescil ettirildiği, tescil işleminde 556 sayılı KHK. hükümlerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 30.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 344.900 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.6.1998 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 1998/9198
K. 1998/8485
T. 3.12.1998
• MARKA TESCİLİ ( Sadece Renk İle İlgili Koruma ve Tekel Hakkı Verilemeyeceği - Marka Hakkı Sahibinin Aynı Rengi Diğer Ayırıcı Unsurları İle Tescil Ettirene Açacağı Terkin Davasının Dinlenemeyeceği )
• RENK İLE İLGİLİ MARKA TESCİLİ ( Koruma ve Tekel Hakkı Verilemeyeceği - Marka Hakkı Sahibinin Aynı Rengi Diğer Ayırıcı Unsurları İle Tescil Ettirene Açacağı Terkin Davasının Dinlenemeyeceği )
• AYIRICI UNSUR ( Marka Tescili - Marka Hakkı Sahibinin Aynı Rengi Diğer Ayırıcı Unsurları İle Tescil Ettirene Açacağı Terkin Davasının Dinlenemeyeceği/Sadece Renk İle İlgili Koruma ve Tekel Hakkı Verilemeyeceği )
• İLTİBAS ( Davacının Lafzi Markalarının Yanında Renk'i Tescil Ettirmesi Sebebiyle Söz Konusu Olamayacağı - Sadece Renk İle İlgili Koruma ve Tekel Hakkı Verilemeyeceği
KHK-556/m. 1, 5
ÖZET : Tescil edilmezlik iddiası ile silinmesi istenilen başvuru sahibinin markasındaki renk unsurunun diğer unsurlar ile birlikte ( lafzi marka ile ) tescili bulunduğu, her iki tarafın renk ile ilgili tescillerinin yasaya uygun bulunduğu, bu şekildeki tescillerde sadece renk ile ilgili koruma ve tekel hakkı verilemeyeceği, böylece marka hakkı sahibinin, aynı rengi diğer ( ayırıcı ) unsurları ile birlikte tescil ettiren kimseye karşı açacağı terkin davasının dinlenemeyeceği, tescil işleminde 556 sayılı KHK. hükümlerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yasaya uygundur.
DAVA : Aygaz A.Ş ile Türk Patent Enstitüsü Başk. ve müdahil Habaş A.Ş arasındaki davadan dolayı Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesince verilen 1.5.1997 tarih ve 592-278 sayılı hükmü onayan dairenin 8.10.1998 gün ve 98/4260-6385 sayılı ilamı aleyhinde müdahil Habaş A.Ş vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili müvekkilinin 1962 yılından itibaren Türkiye piyasasına ( Tüpgaz ) ve ( Likitgaz ) olarak bilinip adlandırılan LPG yi ilk defa getirip bu güne kadar bu sektörün daima öncüsü olduğunu, müvekkilinin Aygaz markası ile piyasaya sürdüğü tüplerin aranan hale geldiğini, emtiasını Gümüş ( gri ) rengi alüminyum yıldız boya ile renklendirilmiş tüpler içerisine doldurarak satışa arz ettiğini bu renklerin müvekkillerin Aygaz, Likitgaz ve Tüpgaz tüpleri ile özdeşlesmiş olduğunu ve marka tescillerini taptırdığını, 2.10.1995 tarihinde yayınlanan 1995/2 sayılı resmi marka bültenin 246 sayfasında Milangaz Ticaret ve San.A.Ş adına 15.8.1995 ve 95/8747 müracaat numarası ile LPG gazları,LPG tüpleri ve regülatörlerde kullanılmak üzere yapılmış bulunan esas unsurları ( Habeş ) ve ( Gri yıldız renk ) ibaresinden oluşan bir marka tescil müracaatınin yayınlandığının tesbit olduğunu, bu marka tescil talebinin bu hali ile tescile bağlanmasının müvekkilinin kendinden gelen ve usulünce yaptırılmış marka haklarına tecavüz olacağını bunun iptali için davalıdan talep edildiğini davalının istemini red ettiğini ileri sürerek müvekkilinin itirazının reddine ilişkin reddi yolundaki davalı işleminin iptaline ve 25.8.1995 tarihli ve 85/8747 sayılı marka başvurusundaki ( Gri, yaldız renk ) ibaresinin markadan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının Aygaz ve Gümüş rengi alüminyum ---+ şekil ibarelerinde oluşan bir tescil yaptırdığını, gümüş rengi alüminyum tek başına tescilinin söz konusu olmadığını, iptali istenen markada da esas unsurun ( Habeş ) olduğunu, tek rengi malı ayırt edici özellik sağlayamıyacağını aksinin kabulünün kamu düzenine aykirılık teşkil edeceğini 551 sayılı Yasanın 4.maddesinin sırf bir rengin marka olarak tescilini yasakladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil vekili de davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddiaya savunmaya, toplanan delillere göre; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.3.1997 tarihli ilamında ( davalı markasından tescil edilmezlik sebebiyle silinmesi istenen gri renk sözcüğünün 551 sayılı Yasanın 4/c maddesinde tescilli yasaklanan belirli bir renkten ibaret bir tescil olmayıp maddelerin son bendi gereğince markanın diğer unsurları ile beraber bir tescili içermekte bulunmasına, her iki tarafında renk ile ilgili tescillerin bu yönde ve yasaya uyarlı olmasına bu şekildeki tescillerde sadece bir tarafa renk ile ilgili bir koruma ve tekel hakkının tanınmamış bulunmasına, böylece de marka hakkı sahibinin aynı rengi diğer unsurlarla birlikte tescil ettirip kullanan kimseye karşı açacağı terkin davasının dinlenemiyeceğinin benimsediği, rengin tek başına marka olarak tescilinin söz konusu olmayıp davacı ve fer' i müdahilin "lafzi" markalarının yanında renk'i tescil ettirmeleri sebebiyle iltibasın söz konusu olmamasına, tescil işleminde 556 sayılı K.H.K ye aykırılığın söz konusu olamaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve daha önce haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak alınmış bir kararın Markalar Hukukuna dayalı olarak açılan bu davada Marka hükümlerine ters düşecek bir şekilde hukuki bir sonuç doğurması mümkün bulunmamasına ve emsal nitelikteki Dairemizin önceki içtihatlarına uygun verilmiş karar onanmıştır.
Bu kez ihbar olunan müdahil vekili maddi hatanın düzeltilmesini istemiştir.
Kararın gerekçe kısmının 2 ve 3. paragraflarında gerçekten de Milangaz yazıldığı, aslında Habeş yazılması gerektiği, bunun maddi hata olduğu anlaşıldığından kararın düzeltilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle ihbar olunan müdahil vekilinin maddi hatanın düzeltilmesine ilişkin talebinin kabulü ile kararımızın 2 ve 3 ncü paragraflarındaki Milangaz sözcüğünün çıkarılarak yerine Habeş sözcüğünün yazılmasına ve kararın bu şekilde düzeltilmesine, 3.12.1998 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 1996/8650
K. 1997/1586
T. 10.3.1997
• MARKA TESCİLİ (Renklerin Bağımsız Olarak Marka Tesciline Konu Olamayacakları )
• RENKLERİN TESCİLİ ( Bağımsız Olarak Marka Tesciline Konu Olamayacağı )
• HAKSIZ REKABET ( Aynı Rengin Kullanılmasının Haksız Rekabet Teşkil Edip Etmeyeceği )
6762/m.56
KHK-556/m.5
ÖZET : Renklerin bağımsız olarak marka tesciline konu olmaları mümkün değildir.
DAVA : Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 9.10.1996 tarih ve 1543-965 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 4.3.1997 gününde davacı avukatı T.S.ile davalı avukatları N.D. ve S.K. gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin 1962 yılından beri sıvılaştırılmış petrol gazını Aygaz markası ile üretip pazarladığını, gümüş rengi alüminyum boya ile renklendirilmiş Aygaz markalı tüplerin de Türkiye'de ilk defa davacı tarafından piyasaya arzedilerek aranan marka haline getirildiğini ve marka olarak tescil ettirildiğini, bundan istifade etmek isteyen davalının önceleri uzun mavi tüp kullanmakta iken tombul tüplerde ve ( gri ) alüminyum rengini kullanmaya başladığını, aynı şekilde piknik tüplerde de bunun görüldüğünü, bu hususun iltibasa neden olup, markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespit ve men'ine, davalı markasındaki "metalik gümüş" ibaresinin terkinine ve ilana karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, markaların ayrı olup iltibas ve haksız rekabetin sözkonusu olmadığını, renklerin başlı başına tescile konu olamayacağı gibi bir rengin kullanımının hiç kimsenin tekeline verilemeyeceğini, kaldı ki renklerin bileşimi, yoğunluğu, viskasitesi, parlaklık ve matlıklarının değişik olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişiler kurulu raporuna nazaran, gümüş-alüminyum renginin Likitgaz tüplerinde ilk defa davacı tarafından kullanıldığı ve bu rengin davacının tescilli "Aygaz" markası ile özdeşleştiği, önceleri ürettiği tüplerde mavi rengi kullanagelen davalının ise kötüniyetli olarak aynı rengi kullanmaya başladığı, davacının marka tescilinin de öncelikli olup, renklerin orta seviyedeki bir tüketiciyi yanıltacak kadar benzer olduğu, bu hususun ise haksız rekabet olduğu gerekçesi ile haksız rekabetin tespit ve men'ine, davalı markalarındaki "metalik gümüş" ibaresinin terkinine ve ilana karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Gerek 551 sayılı markalar Kanunu'nun 4. maddesi ve gerekse, davalının marka tescil tarihinin 20.6.1992 olmasına göre, somut olaya uygulama imkanı olmayan markaların Korunması Hakkında 556 sayılı KHK'nin 5. maddesine göre, renklerin bağımsız marka olarak tedcili mümkün olmayıp, ancak, 551 sayılı Kanun'un 4/son bendi gereğince, özel bir şekil verilen veya herhangi bir remiz, tezyinat, çizgi yahut resimle renklerin marka olarak tescili mümkündür. Dosyaya ibraz edilen taraflara ait marka tescillerinin incelenmesinde, her iki tarafın da renk ile ilgili tescillerinin bu yönde ve yasaya uyarılı olduğu görülmektedir. Bu durumda, marka hakkı sahibinin aynı rengi diğer unsurlar ile birlikte tescil ettiren ve kullanan kimseye ileri sürebileceği bir öncelik ve inhisar hakkı yasaca himaye edilmemiş olup, mahkemece, bu sebebe dayalı istemin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Haksız rekabet iddiasına gelince, tescilli markanın bu haliyle, aynen ve uygun şekilde kullanılması durumunda, haksız rekabetten söz etmek mümkün değildir. O halde mahkemece, yeniden bilirkişi heyeti oluşturularak, davalının markasını, yasa ve tebliğlere uygun olarak, tüm unsurları ile birlikte aynen kullanıp kullanmadığının, davacının markasına ve benzetme olup olmadığının davalıya ait tüpler üzerinde inceleme yaptırılarak belirlenmesi, şayet marka tescil edildiği şekilde kullanılıyorsa, haksız rekabet olmayacağının kabulü gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu dayanak yapılarak karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.
3- Kabul şekline göre de, taraflara ait marka tescil tarihleri göz önü ne alındığında, 24.6.1995 tarih ve 556 sayılı KHK'nin geçici 1. maddesine nazaran, 556 sayılı KHK hükümlerinin somut olayda uygulama olanağının bulunmadığı, haksız rekabetin varlığı saptansa dahi, mevcut iltibasın kaldırılması suretiyle tüplerin davalıya iadesi gerektiği gözden kaçırılması ve elde edilmiş ve yediemine teslim edilmiş emtia da bulunmadığı halde, tüplerin müsaderesi ile birlikte kalıp, klişe vs. edavatın müsaderesine karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda ( 1, 2 ve 3 ) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 6.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.3.1997 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Stj.Av.Hüseyin GÜNER
Yararlanılan Kaynaklar:
· Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
· TRIPS Anlaşması (Trade-Related Aspects of Intellectual Property Rights)
· Jur.Dr.Mevci Ergün seminer anlatımları.
· Uluslararası Patent Birliği (UPB) Çalışma Grubu Toplantıları
· Av.Onur Yavuz (“Soyut Renk Marka Olurmu?” Başlıklı seminer anlatımları ve makalesi)
· Karahan, Sami: Marka Hukukunda Hükümsüzlük Davaları, Konya 2002.
· Yasaman, Hamdi, Marka Hukuku, Birinci Baskı, İstanbul 2004.
· Tekinalp, Ünal: Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2002.
· Şenocak, Kemal: Soyut Renk Markaları, Prof. Dr. Turgut Kalpsüz’e Armağan, Ankara 2003.
· internet kaynağı olarak (http://ww.sertels.av.tr)
· Konuyla İlgili Yargıtay Kararları (Kazancı İçtihat Bilgi Bankası) Stj.Av.Hüseyin GÜNER



Yargıtay Kararlarına ulaşmak için lütfen buraya
