YARGITAY
ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ
ESAS KARAR
1998/10092 1999/5793
YARGITAY KARARI
MAHKEMESİ: Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 17.9.1998
NO’SU : 1997/615 – 1998/381
DAVACI : Ferrari S.P.A. Vekili Av. Yücel Tolunay
DAVALI : Tahir Aralan vekili Av. Bilge Özer
Taraflar arasındaki davanın Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 17.9.1998 tarih ve 1997/615-1998/381 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Seyfi Çizmeci tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkiline ait olan ve “FERRARİ” sözcüğü ile “şaha kalkmış at” figüründen oluşan markanın, dünyada tanınmış ve bir çok ülkede tescilli ticari marka olduğunu, bu markanın otomobil ve diğer alanlarda kullandırıldığını, çok tanınmış markaların 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 7/1 ve 42/a maddeleri ile Paris Anlaşması’nın 1. mükerrer 6. maddesi hükümlerine göre, Türkiye’de koruma altında olduğunu, davalının davacıdan izin almaksızın “şaha kalkmış at” figürünü “FOAL” sözcüğü yanında marka olarak Türkiye’de tescil ettirdiğini, davacı Ferrari S.P.A. nın markası ve davalının markasındaki “şaha kalkmış at” figürünün aynı olduğunu, davalının markasının otomobil yedek parçaları ve diğer otomobil aksamları için tescil edilmiş bulunduğunu, bu nedenle aynı ticari alanda faaliyet gösteren davalının kötüniyetli olduğunu, yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeler gereğince markasının hükümsüz sayılacağını, markaların benzerliği nedeniyle davalının eyleminin Türk Ticaret Kanunu’na göre, haksız rekabet ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. ve 61 maddesine göre de müvekkilinin markasına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, davacının marka hakkına davalının tecavüz ettiğinin tespitine ve bu tecavüzün önlenmesine, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, davalının markasındaki şaha kalkmış at figürünün markadan çıkartılarak markanın kısmen iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekil cevabında, yetki itirazında bulunmuş ve müvekkili davalının kötüniyetli olmadığını, davacının markasının Türkiye’de tanınmış bir marka olmadığını, her iki markadaki şaha kalkmış at figürlerinin birbirine benzemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 10.7.1997 tarihli bozma ilamına da uyularak, yapılan yargılama sonunda; dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının FERRARİ ve şaha kalkmış at figüründen oluşan markasının dünyada tanınmış bir marka olduğu, davalının da FOAL sözcüğü yanında şaha kalkmış at figüründen oluşan markasını 1.9.1995 tarihinde otomotiv yedek parçaları emtialarında kullanılmak üzere tescil ettirdiğini, tarafların markalarındaki şaha kalkmış at figürlerinin birbirine benzediği, bu benzerliğin markaların, karıştırılmasına yol açacağı, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 7. maddesinin 1. fıkrası, İ bendine göre Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesine göre tanınmış marka ve işaretlerin tescil edilemeyeceği, 556 sayılı K.H.K’nun 42/a maddesi gereğince davalının markasındaki şaha kalkmış at figürünün tescilinin hükümsüz sayılması gerektiği ayrıca Türk Ticaret Kanunu’nun 57/5 maddesine göre, markalar arasında aldatıcı benzerlik nedeniyle davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğu, yine davacının 556 sayılı K.H.K.nin 62. maddesine göre marka hakkına tecavüzün önlenmesini istemekte haklı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 556 sayılı K.H.K. nin 3 ncü maddesi hükmü uyarınca Türkiye’de de korunması gereken ve Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesine göre tanınmış marka niteliğindeki davacı markasının marka vekilinin ikametgahının İstanbul olduğu anlaşılmasına göre, bu davanın, davacı marka vekilinin ikametgahı mahkemesinde açılmış olması, anılan KHK. Nin 63/2 nci maddesi hükmüne uygun bulunmasına nazaran, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 596.000.- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.6.1999 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Işıl Ulaş İ. Demirkıran F. Ulusoy E. Gülener Y. Derme



Yargıtay Kararlarına ulaşmak için lütfen buraya 